|
KAVRAMLAR ve YORUMLAR
Musa ÖZDAĞ
|
ÖZET
“Kavramlar ve Yorumlar” isimli kitap Musa ÖZDAĞ’ın
sohbetleri sırasında öğrencilerinin tuttuğu notlardan derlenmiş
vecize niteliğindeki sözleri ihtiva etmektedir.
Bismillahirrahmanirrahim
1-
Kibir, gurur, haset, kin, ucub ve riya şeytanlığın
temel taşlarıdır.
2-
Hatalarım ve kusurlarım vardır diye hayır ve
hasenattan geri durmak daha büyük bir hatadır.
3-
Hoşumuza gitmese de meşruiyet sınırları içinde yer
alan herişe ve bu işi yapana saygı duymalıyız.
4-
Bizler İslâm’a sığınmış, Kur’an’a bağlanmış
mültecileriz. İlticamızı lütuf ve kereminle kabul buyur Ya Rabbi!
İslâm’ı horlayanı biz de horlarız. Ona el ve dil uzatanı lâyıkı
vechile önleriz.
5-
Seraptasın haraptasın.
6-
Akılına geleni, Allah ve Rasülünden gelenle ölçüp
tartmadıkça söze ve eyleme dökme.
7-
Acele edilecek yerler: Vakti gelince namaz kılmada,
konuğu ağırlamada, ölüyü kabre ulaştırmada, zamanı gelen genci
evlendirmede, süresi tamamlanan borcu ödemede, günaha girince tevbe
etmede.
8-
Mesleğin ne ise elinde, dilinde gönlünde ve
adımlarında onun ürünleri olsun.
9-
Hiçbir mü’min evini ve ailesini çiğneyerek ve
önemsemeyerek Allah’ın sevgisini ve hoşnutluğunu kazanamaz.
10-
Benim düşünceme göre laik, dine karşı lakayt (ilgisiz
ve kayıtsız) olandır. İsl3am milletlerin dünya ve ahiret
problemlerini çözmek için gelmiştir. İslâm dinini geri plana
iterseniz ve bunun adına laiklik derseniz işte o zaman aklın ve
gönlün itiraz ve isyanına muhatap olursunuz. O zaman din onu yarım
yamalak inanmakla suçlayacak ya hep ya hiç diyecek, kendi safında
ona yer vermeyecektir.
11-
Kitab’a varis olanlar cennete varis olanlardır.
12-
Olumluya varman için, olumsuz engelini aşman gerekir.
13-
Her yağmur insanlık için rahmet olmaz. Yağmurla
beraber bereket ve rahmet de iste.
14-
Berzahlar sürekli yaşam için elverişli değildir.
İşini bitiren hemen çekilmelidir. Yoksa başına türlü türlü dertler
gelir.
15-
Çok laf, çok gaf demektir.
16-
Tüket ama sakın tükenme.
17-
Ölüm yaşamın vazgeçilmez bir gerçeğidir. Sonsuz
yaşamamıza ölüm ile geçeceğiz. Ölüm fikrine alışmalıyız. Ona
yaklaşma yoluna gitmeliyiz. Allah hepimizin işini kolay kılsın.
18-
Ölüm anı, dünyadaki imtihanların en çetin ve en
kritik olanıdır. Şimdiden edeceğimiz dualarımız ve yapacağımız
hayırlarla o kritik ana hazırlanmalıyız.
19-
Kadere iman edip kederden kurtulmalı. İman bütün
dertlerin devasıdır.
20-
Ürün veren yorulsa da vicdanen mutluluğa erer.
21-
Kurallara uymak kadar gerçekçi bir sigorta yoktur.
22-
Cahil, Yüce Yaratacının varlığını ve birliğini
tanımayandır. Bu kimse profesör veya filozof olsa da fark etmez.
23-
Dünya mutlak barış için yeterli değildir. Ancak
çalışılırsa nisbî barış sağlanabilir. Mutlak barışın karargahı
cennettir.
24-
Her tevbe şeytan ve nefse atılan tekmedir. Vuruşların
mübarek olsun ey tevbe yiğidi!
25-
Allah’a, peygambere ve onun getirdiği kutlu nizama
dönüşün adına birileri irtica diyor. O herifler iyi bilsin ki bu
yoldaki mü’minler tam bir mürtecidir. Hele hele bu fakir Musa tam
bir mürtecidir.
26-
Göz görmeyi, hayal düşünmeyi, nefis keyiflenmeyi,
vicdan ölçüp biçmeyi, hafıza kayıt etmeyi, akıl kavramayı, gönül
huzur duymayı ister. Bu duyuları, bunca şevki veren Allah’a
hamdolsun.
27-
Övülen, riyâkarlık yoluyla değilse aynı zamanda
sevilen şeydir.
28-
Ahiret niyeti ile dünyayı elde edebilirsin. Ama dünya
niyeti ile ahireti asla!
29-
İslâm yasalarının Kur’an’daki genel adı şeriattır. Şu
halde dünya üzerinde yaşayan tüm insanların genel yapısı ona
uygundur.
30-
Oyalamak bekletmekten daha kötüdür. Şeytanların ve
hilekârların başvurduğu çirkin iştir.
31-
Mazlumun yanında olup zalime karşı durma Türk
Milletinin doğal özelliğidir.
32-
Usülde hata vusüle engel olur. Ama teferruattaki hata
vusüle engel değildir. Tüm mezhepler usulde aynı, teferruatta
ayrıdır. Ancak teferruatta isabet kaydeden derece alacak,
diğerlerinin de hataları telafi edilecek.
33-
Lüzumsuz yere geçmiş ve gelecekle ilgilenmek şeytanın
oyunlarından bir oyundur.
34-
Fikir asıl, uygulama ayrıntıdır. Mesela kadının
başını örtmesi temel bir fikirdir. Ne şekilde örteceği de
ayrıntıdır. Bunun için temelde anlaştıktan sonra detayda kavgaya,
tartışmaya girme.
35-
Kur’an ayetlerinin ve kelimelerinin birbirini tefsir
ettiği gibi evren ve parçaları birbirini tefsir eder.
36-
Keşiflerin en görkemlisi, kişinin kendisini
keşfetmesidir.
37-
Nefsi ile cihat etmesini bilmeyenin başkası ile cihat
etmesi mümkün değildir.
38-
Oyun eğlencesiz yaşanmaz. Ama herkesin eğlencesi
kendi kafasıncadır.
39-
Yaşamının temel amacı Allah hoşnutluğu olanların iman
yönü ile tat almamaları için neden yoktur.
40-
İlim ve marifet tahsili, önce soğan, sarımsak gibi
acıdır. Sonuna doğru ise baldan daha tatlıdır.
41-
Bilgiye dayanmayan bir kanaat safsatadan ibarettir.
42-
Hocanın gözü, cemaatin malında değil, onların
gönlünde olmalıdır. Mal ve makam peşinde olan hocanın heybeti
kaybolur. Saygınlığı kalmaz. Sözüne, nasihatine itibar olunmaz.
43-
Kalbe hatıra olarak iyi de gelir, kötü de. Bunların
iyisini kapmalı, kötüsünden sapmalıdır.
44-
Kapıcılık da kutlu bir meslektir. Bunca insanın huzur
ve rahatını sağlamak, çevreyi tertemiz yapmak, giren-çıkanı kontrol,
ısıtmayı kontrol ve çalıştırmayı sağlamak. Bu işler sevap olarak
sahibine ulaşacaktır. Cennette ve cehennemde de kapıcılar vardır.
45-
Dalkavuk alim ilme ihanet etmiştir. Cezasını ağır
ödeyecektir.
46-
Manevi kayıplar iç alemi, maddi kayıplar dış alemi
zarara uğratır. Acılara ve sancılara giriftar eder.
47-
Şeytan her şeyi kötüye yorar. Musibetleri iyiye
yormalı, fakat tedbirini de almalı.
48-
Nefis okuyup öğrenmeden hoşlanmaz. Sen ona baskını
artır da cahillerden olma.
49-
İlim, sanat, ma’rifet öğrenmede dik başlılık hüsrana
sebeptir. Önce ilgilen, sonra bilgilen.
50-
Bizde insanlık niteliğe dayalıdır. Avrupa’da ise
inanlık niceliğe bağlıdır.
51-
Namaz kılmayana yazıklar olsun. Çünkü onlar belgesiz
kulluk iddiasındadırlar.
52-
Gölge de bir nimettir. Ayrı bir güzelliği vardır.
53-
Bir toplumda “evet” sözcüğü fazla ise güzellik
fazladır. “Hayır” sözcüğünde huzur azdır.
54-
İlgisiz, bilgisiz ve inanmayan insana “canı
cehenneme” demeyeceksin. Anlatmaya çalışacaksın. Sövene illa da
sövmek gerekmez.
55-
20. asrın kutluluk piri kim diye merak edip enine
boyuna araştırdım. Bu erdem âbidesinin allâme Bediüzzaman Hazretleri
olduğunu anladım. Ben onun gibi küfür erkânı ile tartışan, kapışan,
usulünce vuruşan, kuru sıkı tehditlere aldırmayan bir savaşçı
görmedim. Selam olsun o kral arslana ve onun korkusuz yiğitlerine.
56-
Kur’an’ı öğrenip de anlam cihetinde bir çalışma ve
gayret söz konusu değilse bu İslâm’ın hedeflediği bir oluşum
değildir.
57-
Nakşibendîlik, Türklüğün gönüllere kurduğu, sönmeyen
kutlu bir saltanattır.
58-
Yüce Allah bir kimseye bir şey vermek dilerse önce
onun arzusunu onun kalbine ihsan eder.
59-
İman erleri gizli incelik ve hakikatleri ortaya
çıkarmak için uğraşırken inkarcı güruh onları örtmekle, gizlemekle
meşguldür.
60-
Sevmediğin biriyle beraber olmaya zorlanman acıların
en acısı, sancıların en katmerlisidir.
61-
Çok söz cahilin, az söz arifin nişanıdır.
62-
Bu zamanda yoluna çıkan özü karalara, gözü kara
davranmazsan işini yürütemezsin efendi!
63-
Gözünü harama kaydırırsan aklını ve gönlünü de
kaydıracağın muhakkaktır.
64-
Olanları, bitenleri hayra yormak vicdan sahibi
insanların işidir.
65-
Seni hayra sevk eden her şey mürşittir.
Günümüzün Yorumu
Döndü devran, kalmadı güven ihvana,
Ahir zaman fitne girdi dinü imana.
Vefat etti vefa, aldı yerini cefa,
Hainler çıktı meydana; kalmadı zevk ü sefa.
Dostluk için bir kahvenin vardı kırk yıl hatırı,
Eskidenmiş o; şimdi vururlar ensene kırk bir satırı.
Sadırlar karardı, fesatlarla doldu nurlu satırlar,
Tarümar oldu sadakat, öldürüldü tüm hatıralar.
İller ellere gitti, alçaltıldı kutlu töreler,
Perişan edildi nesil, sahipsiz kaldı yöreler.
Efendiler silindi, ayak takımı göründü,
Tuttular köşe başlarını, namuslular sürüldü.
Dine uymak zül sayıldı, değerlei atıldı,
Dinsizlere yer açıldı, batıl Hakk’a katıldı.
Haramları yediler; ne güzelmiş dediler,
Yetim, yoksul hakkını, yağma, talan ettiler.
Bir gün olur veririz; bu sapmanın hesabını,
Acılarla, sancılarla çektirirler ikabını.
Bakma hatamıza; af et bizi ey rabbim!
Verme fırsat zalimlere kurtar bizi ey Kerim!
67-
Hak Teâlâ Hazretleri bir kuluna hizmet aşkı verdi mi,
hiçbir güç hizmetine mani olamaz.
68-
Kuşkulu olduğun yerde şeytanın bulunduğunu unutma.
69-
İmtihanda önce çok iyi bildiğin yerleri işaretle.
Sonra başa dön. Gönlüne ilk gelen şıkkı işaretle. Sakın bu işte
tereddüde düşme. Aksi takdirde mukaddes bağın çözülür. Şeytana
havale edilirsin. İşte bu ilginç usül M. Feyzi Efendi’nin imtihana
giderken bu fakire verdiği sırlı bir formüldür.
70-
Radar çevrildiği tarafı tarar. Gönül de öyledir.
71-
Farzlara gösterilen saygı takva; nafilelere
gösterilen saygı kurbiyyet alametidir. Takvasız kurbiyyete geçiş
yoktur.
72-
Ülkü ocağı, marifet kucağıdır. Buradan ayrılma ki
yolun Yesevî Dervişleri kervanına uğrasın. Sonra onlarla beraber
erenler dergahına varırsın.
73-
Dünya ve ahiretin her türlü fitne-fesadından, bela ve
zararından o Aziz Kitab’ın hürmetine bizlere afiyet ver. (Amin)
|