Onun bu denli güneş gibi yücelik mertebesinde doğması, bir yıldız gibi varlık semâsında parlaması şeytan denilen şer yaratığı kıskandırdı. İçinden içinden, O’na diş bileyerek müthiş bir haset geliştirdi. Neticede olan oldu; onun yüzünden Yüce Allah’a ve onca kutlu değere karşı çıktı. İnsana olan düşmanlığını ve bu yolda Allah’a karşı bile olsa itaatsizliğini ilan etti. Bundan sonra artık işi-gücü hile ve yalanlar üretmek, tuzaklar ve düzenler kurmak ve bir yolunu bularak onu zarara sokmak oldu.
İşte böylesine yüce bir makamda yerini alan insanın, şeytanın vesvese ve telkinlerine ayak uydurması ve aşağıların aşağısına yuvarlanması söz konusu olmuştur. Her gün ve her an, bu muzır yaratık İblis’in hile ve tuzaklarına yakalanıp, O’nun yalanlarına kanarak, yücelik mertebesi olan insaniyet makamından aşağıya doğru yuvarlananların sayısını ancak Yüce Allah bilir.
İşte böylesine yüce bir makamdan aşağılara doğru düşmeye ve yuvarlanmaya “heva’n-nefs”(nefsin hevası) adı verilmektedir.
Musa ÖZDAĞ, Tuzaklar ve Uyarılar, s.306-307
| < Önceki | Sonraki > |
|---|















