MUZAFFER ERTAŞ
(Emekli İHL Öğretmeni- Kastamonu)23 Ağustos 1966 günü… Benim için bambaşka manalar ifade eden bir gün… bir bayram gününde daha anlamlı, daha sevinçli bir gün benim için. O zaman pek minibüsler olmadığı için, bir cip içerisinde Kastamonu’ya geliyoruz. Eski yoldan Kavacık’tan aşağı Kastamonu’ya doğru iniyoruz. Aniden yolda bizi bir kalabalık karşıladı ve cipten inmemiz gerekti. Meğer o gün Kastamonu için malum bir günmüş. Biz, kendimiz için bunu iyiye yorarak, “Bak, Kastamonulular bizi törenle karşılıyorlar” dedik. Yürüyerek Kastamonu’ya girdik. Bu da edebe daha uygun oldu. Böyle bir zatın ve Şeyh Şaban-ı Veli gibi bir ulunun bulunduğu beldeye sürünerek girsek bile lâyıktır…
Nihayet Şamlıoğlu çıkmazında, en dipteki kapıdayız. Kapı açıldı. Sanki Efendi Hazretleri, bizleri karşılamak için avludaydı. Başka bir zaman onu ev dışında avluda görmedik. Hatta bir sohbetlerinde, evin bahçesine bile bu kadar sene müddetinde 7-8 kere ancak çıktıklarını söylemişlerdi. O gün beyaz sarığı, uzun bembeyaz elbisesiyle onu karşımızda görünce, sanki Peygamber(a.s)’ı görmüş gibi etkilendim. Elini öptük. İntisabımız ve irtibatımız o gün gerçekleşti, sevgi ve saygısı gün geçtikçe artarak devam etti, elhamdülillah.”
| < Önceki |
|---|















