Babası İzzet
Efendi, annesi, Hafıza Aişe Hanımdır. Hem baba, hem ana tarafından
seyyittir.
Tahsil hayatı
mahalle mektebinde başlamıştır. Yedi yaşında ilk mektebe başladı. Bu
okulda altı sene eğitim gördü. Aynı dönemlerde, Sinan Bey Camii
imamı ve Nasrullah Camii hatibi, Hafız Ömer Aköz'den hâfızlığını ve
Kur'an talimini tamamlamıştır.
Hafız Ömer
Efendi sonraları, İstanbul Fatih Camii baş imamı ve Mushafları
İnceleme Kurulu Başkanı olmuş, faziletli bir âlimdir.
Mehmed Feyzi
Efendi, yaratılıştan ilme âşık bir kimse idi. Üç-dört yaşlarında
iken bile yaşıtlarıyla oyun oynamaz, eline aldığı yazı malzemeleri
ile birşeyler yazmaya çalışırdı. Askere gitmeden önce Kastamonu'nun
ileri gelen âlimlerinden çeşitli dinî ilimler tahsil etmiştir.
1935-1937
yılları arasında İstanbul Yıldız'da muvazzaf askerliğini, sonra da
Beykoz'da yedi ay ihtiyat askerliğini yapmıştır. Efendi Hazretleri,
İstanbul'da Hayrullah Efendi, Hüsrev Efendi ve Abdülhakîm Arvasî
gibi zamanın büyük âlimlerinden dersler almıştır.
Mehmed Feyzi
Efendi askerliğini tamamlayıp, Kastamonu'ya döndüklerinde,
Bediüzzaman Said Nursî gibi bir deryâ ile buluşmuştur.
Takriben yedi
sene geceli gündüzlü Bediüzzaman Hazretlerinin özel hizmetlerinde
bulunmuştur. Bu zaman zarfında ondan, Kelâm, İslam Felsefesi ve
Mantığa dair dersler almıştır. Aynı zamanda, Risale-i Nurların
tamamını hem yazmış, hem de Üstada okumuşlardır.
1943 yılında,
Denizli hapishanesinde dokuz ay, 1948'de de on ay Afyon
hapishanesinde Üstadı Bediüzzaman Hazretleri ile beraber yatmışlar
ve her iki suçlamadan da beraat etmişlerdir.
Afyon
Hapishânesinden sonra, Hac ve Cuma namazları dışında evinden
çıkmamış, kendilerini ilmî çalışmalara vermişlerdir. İlminden
istifade etmek isteyen talebelere, Sarf-Nahiz, Akaid, Fıkıh, Hadis,
Ahlak ve Kur'an ta'limi dersleri vermişlerdir.
Ayrıca yurdun
her tarafından gelen ziyaretçileri, eşsiz sohbetleri ile
aydınlatmışlardır.
1966, 1970 ve
1976 senelerinde üç kez haccetmişlerdir. 12 Eylül 1980 ihtilalinden
sonra ilgisi olmadığı halde bir olaydan dolayı, Mamak Cezaevine
gönderilmek istenmiş, o günlerde yüksek tansiyondan kaynaklana
rahatsızlıkları olduğu doktor ikazı ile Ankara'ya gitmesi önlenmiş
ve kırk beş gün hastanede tedavi görmüşlerdir.
4 Mart 1989
Cumartesi günü, ikindi vakti, kainat yeni bir Mirac gecesine
girerken, O da ilahî vuslata ermiştir. Cenab-ı Hak, derecelerini âli
eylesin ve bizleri O'nun yüce şefaat ve himmetlerine nail eylesin.